Cumartesi, 28 Ocak 2023
Son Haberler

Editörden - Eylül 2018

5 yıl önce
16
Editörden - Eylül 2018
Saygıdeğer Okurlarımız, M5’ten Hepinize Merhaba M5 Ulusal Güvenlik Savunma ve Strateji dergimizin ikinci sayısı ile siz değerli okurlarımızla birlikte olmanın sevinci ve gururu içerisindeyiz. İlk sayımızda gerek savunma sanayiimizdeki şirketlerimizden gerekse meslektaşlarımız ve büyüklerimizden eşsiz övgüler aldık. Böyle bir derginin savunma dünyamızda ne denli bir ihtiyaç olduğunu da gözlemleme fırsatımız oldu. Bu doğrultuda yayın politikamız ile birlikte Savunma Sanayiimize büyük katkılar sağlayan firmalarımızın heyecanını da gördük ve mutlu olduk. Dergimiz M5, gerek içerik ve gerekse görsel tasarımı ile tamamen özgün olarak yayınlanmaktadır. Biz, savunma sanayiimizdeki firmalarımızın tümüyle gurur duyuyoruz. Nitekim M5, Türk Savunma Sanayiinin her zaman yanında ve sesi olmayı şiar edinmiştir. Dolayısıyla M5’te yazan ve katkıda bulunan tüm yazar kadromuz ve yayın kurulumuz canla başla çalışarak ve istişare ederek sizlere elinizde tuttuğunuz bu dergiyi hazırlamaktadır. Ülkemizin içinde bulunduğu durum, gerek jeopolitik gerekse siyasi açıdan göz önüne alındığında, yeni güvenlik ve savunma doktrinlerinin geliştirilmesi acil bir hal almaktadır. Özellikle ülkemizin 80’li yıllarından başlayıp, neredeyse kırk yıla yaklaşan etnik terör sarmalının bölgesel bir sıcak savaşa doğru gittikçe yayılma eğilimine girdiği ve bu savaşın içine çekildiği göz önüne alındığında bu, daha da anlaşılabilir bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Pek tabii böylesi bir sıcak çatışmanın fitilini ateşleyen dünya ekonomi-politiğindeki uzun erimli negatif dalgalanmalara, mevcut sistemin yaratmış olduğu krizler de eklenince, sıcak çatışma temayülünün bölgesel olmaktan çıkıp, zaman içinde oluşacak dalga boylarının genel bir dünya buhranı yaratacağını söylemek de zor olmasa gerekir. Nitekim Afganistan’a yapılan saldırı, Yeni Dünya Düzeni’nin “Miladı” olarak kabul görmektedir ve çeşitli isimler altında yaratılan kimliği belirsiz “kara güçler’’inin de bölgesel çatışmalarda kullanılabilecek unsurlar olduğu anlaşılmıştır. Bu meçhul “kara güçler”inin üçüncü ülkeler veya bölgeler üzerinden yapılan operasyonlarda kullanılmaya başlanması, hesapta olmayan bir gerçeği daha ortaya çıkarmıştır: Kontrolden çıkarak, çatışmaları küresel boyuta taşımaları… Bunun en kötü yanı ise bilinen klasik çatışmaların yerini, asimetrik bir savaş taktiğine bırakmasıdır. İşte bu sebeple “kara güçleri” (terör örgütleri) eliyle üçüncü dünya ülkeleri üzerinde operasyon yapan ülkelerin, kendileri de bedelini ödemeye başlayınca güvenlik ve savunma her ülkenin birinci dereceden konusu olarak öne çıkmaya başlamıştır. Nitekim değişik zamanlarda çeşitli vesilelerle pek çok ülke yöneticisinin resmi görüşmelerinin hemen hemen ilk maddesini genel güvenlik, savunma ve teknoloji konuları olduğu gibi, bundan böyle de olmaya devam edeceği aşikârdır. Türkiye de son kırk yılı kangren haline gelmiş terörle mücadeleye harcamıştır. Son on yılda ise buna ek olarak bölgesel krizlerin içine çekilmek istenen Türkiye’nin, savunma ve güvenliğini öncelemesi, bunu yaparken de teknik donanımını artırması aciliyet kazanmıştır. Çatışmanın stratejik rolünü üstelenen ikinci ve üçüncü ülkeler dikkate alındığında Türkiye, tam anlamıyla bir yol ayrımına gelmiş bulunmaktadır. Türkiye, doğal bir savunma refleksiyle bir yandan kendi öz kaynaklarını harekete geçirirken diğer yandan da yeni müttefik arayışlarına girerek, savunma ve güvenliğini güçlendirme yoluna gitmiştir. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da en çok önem verdiği konuların başında gelen Yeni Güvenlik Konsepti’ni devreye sokarak kendi kendine yeten ‘yerli ve milli’ olgusunu üst seviyeye çıkarmıştır. Biz de dergimizin bu sayısında, ülkemizin öz savunma ve güvenlik doktrini başta olmak üzere, “kara güçler”le (terör) mücadeleyi, genel güvenliğe yönelik saldırılara karşı “asimetrik” savunma sistemlerini ve aynı adla anılan istihbarat meselesini işledik. NATO üyesi olarak savunma sistemlerini uzun yıllardır Amerika ve Batılı ülkelerden tedarik eden Türkiye, son yıllarda değişen dünya dengeleri karşısında kendi öz kaynaklarına dönük olarak, kara ve hava savunma sistemlerinde yeni bir atılıma girdi ve bu atılım, tanksavar füze sistemleri, uzaktan kumandalı hava ve kara araçları, milli gururumuz Atak helikopteri ve Altay tankı ile göz dolduruyor. Savunma sanayiindeki şirketler ise dünya ölçeğinde işlere imza atıyor. Yıllık satış rakamlarını hesaplayarak dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerini yıllardan beri listeleyen Defence News, 2018 yılı rakamları ile listesini güncelledi. Uzunca bir süredir tepedeki yerini koruyan Lockheed Martin yine ilk sırada yer almaya devam ediyor. İkinci sırada ise geçen yıl dördüncü olarak konumlanan ve Patriot HSS ile gündeme gelen Raytheon Company var. Türk şirketlerin listedeki konumu ise her geçen gün yükselmeye devam ediyor. 1974 Kıbrıs Barış Hareketı sonrasında Türkiye’ye konulan ambargo nedeni ile ortaya çıkan ihtiyaç doğrultusunda kurulan Aselsan, 2018 rakamları ile dünyanın en büyük 55. savunma sanayii şirketi olarak konumlanmış durumda. Geride kalan yılda Aselsan’ın toplam geliri bir önceki yıla kıyasla %19 artmış ve 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 64. sırada ise geçen yıl 61. olan TAI var. Bu yıl üç basamak gerileyen TAI, 1 milyar doların üzerinde bir gelir elde etmiş. Eğer gündemdeki anlaşmalar tamamlanabilirse gelecek yıl TAI’nin ciddi bir sıçrama yılı olabileceğine şimdiden kesin gözüyle bakabiliriz. 98. sırada yer alan Roketsan ise bu yıl 96. sırada konumlanmış. Toplam geliri ise 376 milyon dolar olarak hesaplanmıştır. Bu gurur tablosunun daha da artarak devam edeceği ümit etmekteyim. M5, elinizdeki sayısında Yeni Güvenli Konsepti’ni ele alan birbirinden değerli yazarlarla karşınızdadır. Dr. Serkan Yenal, ‘Asimetrik Savaş ve İstihbarat’ makalesi ile derin bir konuya değinmiştir. 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika'da gerçekleşen saldırılar, dünyada özellikle güvenlik konularında yeni bir çağın başlamasına neden oldu. Milat olarak kabul edilen bu tarihten sonra güvenlikle ilgili kavram ve anlayışlar değişmiştir. Bu kapsamda yeniden şekillenen modern dünyanın güvenlik üzerine kurgulanmış algı yönetiminde de değişiklikler olmuştur. Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Süleyman Özmen, ‘Güvenlik Algısı ve Orantısız Tahterevalli Kuramı’nda, modern dünyanın algı yönetimine felsefe, sosyoloji ve psikoloji bilimi ile yaklaşan bir makale kaleme aldı. Terör Uzmanımız ve dergimizin yazarı Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Merve Seren, Türkiye’nin Öz-Savunma İmkan ve Kabiliyetleri: Kavramsal ve Kurumsal Değişimi ile kapak dosyamıza katkı sundu. YPG (Halk Savunma Birlikleri), Suriye İç Savaşı’nın başlangıcında Kuzey Suriye’de etkin hale gelen ve muhaliflere karşı tutumuyla statükocu cephede bulunan bir terör örgütüydü. 2014 yılından sonra ise başta ABD olmak üzere Batılı aktörlerin desteğini alarak Halep’e bağlı Afrin’den başlayıp Mümbiç, Ayn el-Arab (Kobane), Tel Abyad, Rakka, Rasulayn, Kamışlı, Haseke ve Deir ez Zor kırsalını kapsayan geniş bir alanda hâkimiyet kurdu. Suriye’nin PKK’sı: YPG’yi, Ömer Behram yazdı. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayii politikalarında yaşanan dönüşüm ve savunma teknolojilerinde şahit olunan yükseliş trendi birçok açıdan incelenmeyi hak etmektedir. Bu durum Türk savunma sektörünün tarihi düşünüldüğünde tarihi bir başarıya da karşılık gelmektedir. Diyen Doç. Dr. Murat Yeşiltaş ise, Türkiye’nin Milli Savunma Sanayii Siyaseti'ne farklı bir bakış açısı getirdi. Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı (TUSAŞ) Genel Müdürü Temel Kotil ile Türk savunma sanayiinin dünü ve bugününe dair derin bir röportaj yaptık. TUSAŞ’ın AR-GE çalışmaları, yatırımları ve hedeflerini anlatan Kotil, Atak helikopterleri, F35 savaş uçağı, milli taaruz uçağımız ve yerli yolcu uçağı projemiz ile ilgili gelişmeleri de M5 için anlattı. Sayın Genel Müdür Temel Kotil röportajımızı özenle okuyacağınızı ümit eder saygılarımı sunarım. Bir sonraki sayımızda görüşmek ümidi ile.
1665
Takipçi

Öne Çıkan Yazılar

test
test
Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis
Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis
KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı
KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı
Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak
Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak
Recent
Popular
Comments
test

test


1 yıl önce
Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis

Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis


1 yıl önce
KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı

KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı


1 yıl önce
Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak

Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak


1 yıl önce
MİT'ten Sincar'da nokta operasyon

MİT'ten Sincar'da nokta operasyon


1 yıl önce
test

test


1 yıl önce
Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis

Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis


1 yıl önce
KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı

KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı


1 yıl önce
Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak

Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak


1 yıl önce
MİT'ten Sincar'da nokta operasyon

MİT'ten Sincar'da nokta operasyon


1 yıl önce
test

test


1 yıl önce
Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis

Romania to Buy F-35 Jets: President Iohannis


1 yıl önce
KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı

KTJ-3200 motorunda teslimat zamanı


1 yıl önce
Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak

Deniz Kuvvetleri, dostu düşmanı milli sistemle ayıracak


1 yıl önce
MİT'ten Sincar'da nokta operasyon

MİT'ten Sincar'da nokta operasyon


1 yıl önce

Bu web sitesi, size daha iyi bir deneyim sunmak için içeriği kişiselleştirmek ve trafiği analiz etmek için çerezler kullanır.